Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Cumhuriyet gazetesi

 

İmlâ ve dilbilgisi kurallarına aslında kendimiz için uyarız. 

Birisi bizi zorladığı için değil. 

İlkel olmayı tercih edersek bu ayrıntılara hiç dikkat etmeyiz.

Ancak bunun aksine, bir işi doğru ve lâyıkıyla yapmayı gerektiren ilkeliliği tercih etmişsek durum başkadır.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı 14 Haziran 2020 saat 13.38’de bir tweet yayımladı.  [1]

O  tweette     “oysaki”  sözcüğü   “oysa   ki” şeklinde yâni -ki bağlacı ayrı olacak şekilde yanlış yazılmış. Doğrusu  “oysaki” şeklinde bitişik olmalıydı.[2]

Bağlaç olan  -ki  lerin ayrı yazıldığını Başkanlık da, hiç şüphem yok ki biliyordur ama  “oysaki” sözcüğündeki bağlaç olan –ki  'nin  istisnai olarak  bitişik yazılan bağlaçlardan olduğu hususu belli ki göz ardı edilmiş.

Ne fark eder? demeyin. 2016 senesi üniversite giriş sınavlarında   tam da bu soru yâni  “oysaki”  sözcüğünün doğru yazımı sorulmuştu.

O soruyu doğru çözüp,  oysaki sözcüğündeki –ki bağlacının bitişik yazıldığını bilen öğrenciler ise, milyonlarca gencin  girdiği o sınavdaki aday sıralamasında diğer adaylardan en az sekiz dokuzbin  kişi daha ön sıraya yerleşmişti.

Bir siyâsî partimizin sözcüsü de 18 Aralık 2020  saat 15.36’da bir tweet yayımladı. [3]

O tweet' te  …FETÖ’cüler… ifadesini kullandı. İyi de,  özel isimlere getirilen   yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz ki.

Doğrusu FETÖCÜLER   olmalıydı.

Örneğin Atatürkçü derken  “çü”  yapım eki kesme işaretiyle  nasıl ayrılmıyorsa,  FETÖCÜLER sözcüğündeki  “cüler” eki de  yapım ekidir ve kesme işaretiyle ayrılmaz.

Sadece bunlar  da değil.

Türkiye'nin en eski gazetelerinden birini dün elime alıp okumaya başladığımda ise hayretler içinde kaldım.

Siz buna imlâ hatası mı dersiniz, baskı hatası mı dersiniz bilemem. Nereden bakarsak bakalım aşağıdaki tablo trajik.

18 Aralık 2020  Cumartesi  günkü  Cumhuriyet  sf.4’teki  “Diploması sahte” başlıklı haber metninden kesitler aktarıyorum.

…sahte diploma nedeniyle  y a r g ı l a n d ığ ı ….(doğrusu: yargılandığı)

…B a ş s a v c ı ğ ı ’ n a …(doğrusu: Başsavcılığına) [4]

Şimdi de, HKP “yargılayın” dedi  başlıklı haber metnine bakalım.

…B a ş s a v l ı ğ ı  n a …(doğrusu: Başsavcılığına)

….Ggörevlerinin…(doğrusu : görevlerinin)

Yine 18 Aralık 2020  Cumartesi  günkü  Cumhuriyet  gazetesi ama bu sefer de sf.12’deki haber metnine bakalım.

…değiştik. Herşey  olduğu…(doğrusu: Her  şey)

...Yaşasaydı çok farklı yerlerdi olacaktı…(doğrusu: yerlerde)

Nilü  Gökçen…(doğrusu: Nilüfer Gökçen)

Şunu da itiraf etmeliyim ki, Türkçe öyle çok da kolay bir dil değil aslında. 

Özellikle ayrı ya da bitişik yazılması gereken sözcükler ise bence işin en zor olan kısmı.


Yazarı : birisi

 

[1] https://twitter.com/fahrettinaltun/status/1272116158246916096

[2] https://www.tdk.gov.tr/icerik/yazim-kurallari/baglac-olan-kinin-yazilisi/

[3] https://twitter.com/omerrcelik/status/1339918644311191555

[4] https://www.tdk.gov.tr/icerik/yazim-kurallari/kesme-isareti/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Candan Erçetin ve ünlü olabilmek

Sedat Peker ve AKP iktidarı